Günümüze kadar, uygun CPAP seviyesini titrasyon gecesi öncesinde tahmin etmeye yönelik olarak çeşitli algoritimler oluşturulmuştur.
Bu algoritimlerde CPAP seviyesini belirleyen temel parametrelerin; vücut kitle indeksi, boyun çevresi, uykuda anormal solunum olayları ve oksijen desaturasyonu olduğu gözlenmektedir. Ancak yakın zamanda yapılan çalışmalarda CPAP seviyesini öngörmede farklı toplumlar için farklı formülasyonların gerekliliği öne sürülmektedir. Bu tez, temel olarak farklı toplumlarda farklı sefalometrik ölçülerin varlığına dayandırılmıştır. Bu çalışmalardan biri Japon toplumunda yapılmıştır.(1) Japon toplumundaki OUAS'lı hastalar diğer toplumlara göre daha az obez bulunmuştur. Bu nedenle bu hastalarda OUAS oluşumunda ve CPAP seviyesinde obesiteden farklı olarak kraniyofasiyal yapının önemli olduğu öne sürülmüştür. Bundan dolayı, CPAP seviyesinin belirlenmesinde kraniyofasiyal yapısal ölçümlerin formülasyona dahil edilmesi gerektiği öne sürülmüştür. Diğer bir çalışma Fransız toplumunda yapılmıştır ve bu çalışmada da yumuşak damak uzunluğunun CPAP basıncını belirlemede önemli olduğu ortaya konmuştur.(22)
Toplumumuzdaki OUAS'lu olgularda CPAP seviyesini etkileyen parametreler ve bunun sonucunda oluşturulmuş herhangi bir formülasyon bulunmamaktadır. Biz çalışmamızda Türk toplumunda CPAP seviyesini etkileyen parametrelerin neler olduğunu saptamayı amaçladık. Bu parametreler belirlendiğinde topluma uygun formülasyonun oluşturulabileceğine inanmaktayız. Günümüze kadar oluşturulan formülasyonların çoğunluğu, VKI, Boyun Çevresi, AHI ve O2 saturasyonuna dayanmaktadır. Çalışmamızda da benzer parametreler değerlendirilmiştir.
AHI ve CPAP seviyesi arasında anlamlı pozitif korelasyon saptanmıştır. Bu korelasyon AHI arttıkça uygun CPAP basıncının artması anlamını taşımaktadır. Literatür çalışmalarında; OUAS'de hastalık şiddetinin AHI yüksekliği ile korelasyonunun varlığı ve bu nedenle daha yüksek CPAP basıncının gerektiği gösterilmiştir.(2,7,13,15,18,19,23)
VKI ve CPAP seviyesi arasında anlamlı pozitif korelasyon saptanmıştır. Ancak diğer değişkenlerin varlığında VKI ve CPAP seviyesi arasında herhangi bir ilişki saptanmamıştır. Bu bulgu çoğu literatür verisi ile uyumluluk göstermemektedir. Geçmiş algoritmlerin çoğunluğunda VKI, CPAP seviyesini belirleyen temel parametreler arasında gösterilmiştir.(2,7,13,18,19,23) Ancak bir çalışmada bizim çalışmamızı destekler nitelikte VKI ve CPAP seviyesi ilişkisiz bulunmuştur.(15) Bu çalışmada CPAP seviyesi ile esas ilişkili parametrenin boyun çevresi olduğu öne sürülmüştür ve boyun çevresine dair veri yetersizliğinden dolayı CPAP ile boyun çevresi arasında ilişkinin saptanamadığı ileri sürülmüştür. Bizim çalışmamızda da boyun çevresi değerlendirilen parametreler arasında bulunmamaktadır. Çoklu değişkenlerin varlığında, CPAP seviyesi ile VKI arasında ilişkinin olmaması, aslında CPAP seviyesinin VKI'dan ve dolayısıyla obesiteden bağımsız olduğunu işaret etmektedir. Obesitenin hastalık şiddeti ile güçlü ilişkisinin(5,20,25,28) varlığına rağmen CPAP seviyesi ile ilişkisiz olması şaşırtıcı bir bulgudur. Oysa hastalık şiddeti CPAP seviyesini belirleyen temel parametrelerdendir.
Min O2saturasyonu ve CPAP seviyesi arasında anlamlı negatif korelasyon saptanmıştır. Bu korelasyon, min O2saturasyonu düştükçe uygun CPAP seviyesinin artması anlamını taşımaktadır. Algoritmlerin bir çoğunda da minimum ve ortalama O2 saturasyonunun CPAP seviyesini öngörmede önemli bir parametre olduğu gösterilmiştir. OUAS şiddetini belirlemede AHI temel parametre olmakla birlikte AHI ile min ve ortalama O2 saturasyonu arasında doğrudan ilişki vardır. Bu da CPAP seviyesi ile O2 saturasyonu arasında güçlü ilişki olması gerekliliğini desteklemektedir. Önceki çalışmalar ve bizim çalışmamız bunu desteklemiştir.
OUAS'de gündüz uykululuğu subjektif olarak Epworth Uykululuk Ölçeği (ESS), objektif olarak Çoklu Uyku Latans Testi (MSLT) ile değerlendirilmektedir. Gündüz uykululuğunun şiddetini belirlemede kullanılan ESS, AHI ile doğrudan ilişkilidir.(6,10) Bu nedenle ESS'nin CPAP seviyesini öngörmede önemli olması beklenir. Ancak yapılan bazı çalışmalarda ESS ve CPAP seviyesi arasında doğrudan bir ilişki olmadığı gösterilmiştir.(4,11) Bu durum, gündüz uykululuğunun multifaktöryel etkilerle oluştuğu ve OUAS şiddetini belirlemede kullanımının sorgulanmasına yol açmıştır. Bizim çalışmamızda da CPAP seviyesi ve ESS arasında anlamlı ilişki saptanamamıştır. Gündüz uykululuğunun hem hastalık şiddeti hem de CPAP seviyesi üzerine etkisiz olduğunu destekler bir şekilde, MSLT ortalama latansı ve CPAP seviyesi arasında da herhangi bir ilişki saptanmamıştır.
Çalışmamız, retrospektif özellikte olduğundan dolayı bazı kısıtlılıkları bulunmaktadır. En önemli kısıtlılık, veri tabanındaki yetersizliklerden dolayı özellikle boyun çevresi ve kranyofasiyal ölçüler ile CPAP seviyesi arasındaki ilişkinin değerlendirilememiş olmasıdır.
Sonuç olarak bu çalışma, Türk toplumundaki OUAS hastalarında CPAP seviyesini etkileyen parametreleri değerlendirmeyi amaçlayan ilk çalışmadır. Çalışma grubumuzda CPAP seviyesini belirleyen formülasyon:
logCPAP = 0.921 - (0.002 x min O2sat) + (0.001 x AHI)
şeklinde bulunmuştur. Burada görüldüğü gibi VKI, CPAP seviyesini etkileyen bir faktör olarak belirlenmemiştir. Bununla birlikte, polisomnografi kaydında elde edilen minumum oksijen saturasyonu ve hesaplanan AHI, titrasyon gecesinde en uygun CPAP seviyesinin belirlenmesinde yol gösterici olacaktır.
Gönderilme Tarihi: 14 Haziran 2011
Revizyon Tarihi: 24 Temmuz 2011
Kabul Tarihi: 17 Aralık 2011